03
Haz

Salgın

Sevgili Dostlar

Sizler ile kısa ve belki de hepimizi yakından ilgilendiren birkaç konuya dokunup zihinlerimize faydalı olabilecek birkaç mesajı dikkatinize sunmuş olacağız.

İçinde bulunduğumuz durum hepimiz için aynı olduğunu tahmin etmek kolay.
Bazılarımız Covid-19 ile tanıştı veya tanışmadı. Zor günler geçiren dostlarımız dua etmekten başka elimizden bir şey gelmedi. Sağlık durumlarını öğrendikçe üzüldük ve iyileşenlere sevindik.

Sanki bir takımın için oyuncu arkadaşımızın sakatlanarak saha kenarına çıkması gibi eksik hissettik kendimizi.

Önceleri birçok kardeşimiz salgına daha fazla tepki verdi ve sosyal hayattan kendileri daha sokak yasağı gelmeden evlerinde, yazlıklarında kendilerini izole ettiler.

Peki ne yaşadık ve yaşıyoruz sorunun ardından kendimize şu soruyu sormamız gerekmiyor mu tatil bitiyor yarın ne yapacağız?

Adım adım ilerlemek daha faydalı olacaktır.

Salgın 2019 Ağustos ayından beri konuşulan ve hatta ticari çıkarların peşinde olan ülkeler için gizlenen bir sorun halinde idi. Ocak ayında salgının Çinde duyulması ile önce dikkatimizi çekti ve ardından bize gelmez diyerek geçiştirdik. “Akıllara atılan mesajı”

Derken ilk vakanın görülmesi ve ardından geldiğimiz durum.
Stres ve Panik Covid-19 virüsünden önce akıllarımızda aktif hale geldi ve en önemli zihin aktivitemizin durmasına sebep verdi.

Yıllar önce okuduğum ve adeta not defteri haline getirdiğim bir kitapta şöyle yazıyordu.
“Dune” Yazarı Frank Herbert
KORKU AKLI ÖLDÜRÜR.

Korkuyu ortaya çıkartan ölüm sonuçlu bir virüs ile bir çoğumuz stres ile panik ve ardınca endişe tarlasına düştük ve maalesef Akıllarımız durdu.
Aklın ilk kaçtığı uyumak ve zihinsel boşluk ortamında gezintilere başladık. Bir çoğumuz için hayat durdu. Çünkü öncelik Ölümden kaçmak oldu.
Elbette ölümden nasıl kaçtık ve kaçıyoruz kendimize sormamız soru.

Peki Akıl durursa ne olacak? Tembellik, miskinlik, uyuşukluk, boş ver, ne olacak gibi aklımızın en sevdiği dostları ortaya çıktı. Heyet kuruldu ve zaman aktı.

Hatta bazı marka ve mevki ile kendilerini öven ve övdürenler bu sürede hiç vitrinde mallarını sergileyemediler. Aksine en iyi araba ve gösteriş bir eşofman ile örtüldü.

İstenen ne idi?
Bir çoğumuz yaşantımızdaki densizliklerimiz sebebi ile başımıza bu bela geldi derken bazılarımız küresel oyun diyerek sahnede yerlerini aldılar.
Hatta kahinlerimiz bile çıktı. Aynı bir zamanlar deprem ile yaşadığımız sıkıntılarda hepimizin Deprem uzmanı olmamız gibi…

Elbette sıkıntı ve sorunlar için evde çocuklara zaman ayırmak, iş hayatındaki baskılar ile birbirimizi duyamadığımız yakınlarımızı hatırlamak Covid-19 getirdiği fırsatlar olmadı değil.

Dostlar,
Unutmayalım içinde bulunduğunuz bedenin bugünkü hale gelinceye kadar ne badireler atlattı zamanı bilinmez yıllar içinde.
Problem var ise çözümü bulunur elbet…
Ancak biz uyunmak zorundayız.
Aklı durmuş bir insan ne işe yarar? Basit bir cevap ile sadece yaşamak için tüketir.
Şubat ayında yaşam saatimizi durdu ise peki tekrar çalışmayacak mı? Elbette çalışacak.

Mevcut durumumuzu gözlemleyerek nerde kalmıştık demenin zamanı geldi. Öncelikle Covid-19 korkusunun yavaş yavaş sıradanlaşması ile zihinlerimiz uyunma evresine girmesi için kendimize strateji ve hedefler vermemiz gerekir.
En iyi örnek Anne ve Eşlerimiz, çünkü tam mesaide sıkılmadan ve isyan etmeden çalışmaktalar.

Şimdi Dünya farklı bir yaşam tarzına geçti ve bizlerde uyum sağlamak için bocalamaktayız.
Ülkemizde sağlık ile ilgili önemle ve titizlikle yapılan çalışmalar kısa bir zamanda hayatın eski şekline gelmese bile aktif iş hayatlarımıza geri döneceğimizi görmekteyiz.
Akıl fırtıları yapmamızda ve bir birimizle alışılagelmiş Virüs konusu artık terk ederek ne yapmalıyız gündemini açarak. Her bir fikre açık olmalıyız.
Önemle şirketlerinde çalışan ve/veya tanıdıklarımıza değer vererek fikirlerini almak bizi halen ayrı düştüğümüz düşünce birlikteliklerine tekrar getirecektir.
Değer vermek ve bütünün parçaları olduğumuzu hatırlamanın zamanıdır.
Üreticiden, satıcıya, sanayiciden, sağlık sektörüne kadar hangi alanın etki dairesi ile kesiştiğimizi gözlemlemek zorundayız.
Bugün yaşadığımız deneyim ile yarın olabilecek birçok önlemin üretimini bize sunmakta. Zira hayat devam ediyor ve edecek.

Lafı uzatmak çok mümkün ancak bu yazıyı cep ekranından okumak sizleri yormasın diyerek sözü şöyle özetlemek isterim.
Uyanmanın ve yeniden yeniye doğmanın zamanı geldi. Birlikte tartışarak ve düşüncelere değer vererek nasıl bir duvar inşa etmemiz gerektiğini istişare etmek ve eylem planlarımızı hızlıca hazırlamamızın zamanı geldi.
Ya Bismillah diyerek Destur ile,

Selam ve sevgiler.

Mete ÜGE